İçeriğe geç

Paralı Eğitim “Sürdürülebilir” mi?

Karantina nedeniyle hayatımda hiç olmadığı kadar boş zamanım oldu. Bu kadar boş zaman olunca (bir anadolu insanı olarak) hesap kitap işine girdim. Söz konusu hesabı eşimle, yazlıkçı tadında balkonda oturmuş “Ne olacak bu eğitim sisteminin hali?” diye konuşurken, bir çocuğun eğitim masrafları konusunda yaptık. Bu hesabı çocuğu olan herkes yapmıştır eminim.

Hesabımız şöyle; Anne ve babanın, Türkiye şartlarına göre iyi sayılan bir pozisyonda çalıştığı (Örneğin hekim) bir aile ele alalım. Bu durumdaki aileler çok büyük oranda çocuklarını özel bir koleje veriyor. Kolej ücretleri ise (2020 yılı itibariyle) 20 ile 60 bin tl arasında değişiyor. Bütçemizi çok da zorlamadan, uygun fiyatlı ama içimize de sinen bir özel eğitim kurumunu seçtiğimizi düşünürsek, yıllık eğitim masrafı (kırtasiye, servis vb. dahil) 40 bin tl diyebiliriz. Bu şekilde bir okulun 12 yıllık eğitim masrafı 480 bin tl gibi bir tutara ulaşıyor.

Üniversite masraflarını da eklersek (devlet üniversitesine gittiğini varsayıyorum), bir çocuğun sadece eğitim maliyeti (çok kaba bir hesaplama ile) 650 bin tl’ye ulaşıyor. Şimdi bu çocuğun tıp kazanıp hekim olduğunu varsayalım. Ortalama olarak 10 bin tl ile de işe başladığını, bu maaşının da yarısını harcayıp, yarısını da tasarrufa ayırdığını düşünelim. Bu şekilde tasarruf ederek kendisine yapılan eğitim masrafını karşılayabilmesi tam tamına 11 yıl (yazıyla on bir yıl) sürecek.

Bu arada yukarıdaki tablo çok iyimser. Mesela 2020 yılı içinde kolej ücretleri geçen yıla göre %17 artmış. Ancak yukarıda örneklediğim memur ailenin maaşı yıllık olarak %12 arttı. Üstelik bu artış da maaşlara net olarak yansımıyor. Uzun lafın kısası çocuğunuz 1. sınıftayken başladığınız kolejin ücretini, çocuğunuz 4. sınıfa geldiğinde ödeyememe ihtimaliniz çok yüksek.

Ayrıca devlet okullarının gittikçe derinleşen sorunları nedeniyle, koleje giden çocuklar ile devlet okuluna gidenler arasından çok büyük adaletsizlikler ortaya çıkıyor. Mevcut sınav sistemi de bu ayrımı körüklüyor. Bunun sebebi de ezbere dayalı, yeteneği göz ardı eden sınav sistemi. Bu yüzden yetenekli bile olsa ekonomik açıdan kötü durumda olan bir çocuk sistemde sıyrılıp iyi bir konuma gelemiyor. Öbür uçta üzerine ciddi maddi yatırımlar yapılan çocuk ise hayata çok önde başlıyor.

Sonuç olarak uzun vadede bakıldığında paralı eğitim mikro ve makro ölçekte sürdürülebilir görünmüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir