İçeriğe geç

Corona ve Duygusal Yeme Davranışı

Corona salgını ile mücadele ederken fiziksel sağlığımız yanında psikolojik sağlığımızda son derece önemli bir konu. Sosyal medyada pek çok yerde insanlar farklı yemek tarifleri, hamur işleri ile birbirlerine meydan okuyorlar, her yerde pandemiden sonrasını temsil eden kilolu karikatürler paylaşılıyor.

Aslında bu davranışın altında sorunun çözümü de da yatıyor, iyi gelen yemeklerle, pastalar çöreklerle meydan okumak değil dünyayla ya da sevdiklerimizle temasta kalmak. Çünkü bizler sosyal varlıklarız ve bize en iyi hissettiren şey, insanlarla temas halinde olabilmek. Araştırmalar şunu gösteriyor, artan ve değişen stres faktörlerinden etkilenen şeylerden birisi de yeme davranışlarımızdır. Buna Duygusal/psikolojik yeme ya da strese bağlı yeme davranışı denmektedir.

Gerçek şu ki stres altındayken abartılı şekilde yemek yememizin pek çok psikolojik ve fizyolojik nedeni var. Bazı araştırmalar yemek yemenin bazı bireylerde negatif duyguların azalmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Yemek yemek aynı zamanda olumsuz yaşam olayları karşısında kişinin kendisini sakinleştirmesine ve dikkatini dağıtmasını sağlıyor.

Duygusal yemenin fizyolojik nedeni ise değişen kortizol seviyeleridir. Stres, enerjimizi düzenlemede önemli bir role sahip olan kortizol seviyesindeki değişimlerle ilgilidir. Stres altındayken stresle mücadele edebilmek için özellikle daha çok şekerli ve basit karbonhidrat içeren yiyecekler tüketerek daha hızlı bir şekilde enerji elde edebiliriz . Bu sayede beynimizin ödül merkezi aktive olur ve bizi psikolojik olarak bir süre olumsuz duygulardan uzaklaştırır.  Bu nedenle duygusal yeme davranışı, özellikle şu anda yaşadığımız durumlar gibi stresli durumlarda kimi zaman heybemizdeki tek baş etme aracı gibi görünebilir.

Duygusal yemenin bir diğer nedeni değişen yaşam koşullarımızdır. Rutinlerimizin bozulması ve sosyal ilişkilerimizin azalması ile birlikte kaygımız daha çok artmakta ve daha çok can sıkıntısı yaşamaktayız bu durumda bizi duygusal olarak yemek yemeye itebilir. Tüm bu nedenlere rağmen ne yazık ki sonrasında bizi pişmanlık duyarız, fiziksel olarak rahatsız hissederiz çünkü stres faktörü yeme davranışımızdan bağımsız olarak varlığını sürdürmeye devam eder.

PEKİ DUYGUSAL OLARAK YEMEK YEMEKLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?

Sizde Korona günlerinde yoğun bir şekilde yemek yeme davranışınızda artış gözlemliyorsanız, şunları yapmayı deneyebilirsiniz.

1.     Duygularınızın farkına varmaya çalışın ve yemeklerden uzak bu duygularınızı yaşamak için kendinize fırsat verin. Karnınız tok olmasına rağmen yemek yeme ihtiyacı duyduğunuzda ne hissettiğinizi ve gerçekten aç olup olmadığınızı kendinize sorun. Ve sonra bu duygunuzu yaşamak için kendinize fırsat verin. Kendinize şu soruları sorabilirsiniz: Beni şu anda en çok ne kaygılandırıyor?  Şu anda deneyimlediğim şeyleri etkileyen duygularım neler vb?

2.     Rutinler yaşamımızda güvende olduğumuzu hissetmek açısından önemlidir. Rutinlerin olmadığı bir yaşantı daha kaotik ve belirsiz olacağından kaygımızı artırmaktan öteye geçmeyecektir. Bu nedenle yeni durumlar içinde rutin oluşturun. Örneğin aynı saatte kalkıp, aynı saatte yatmak, standart yemek saatleri , standart uğraşlar gibi.

3.     Özel günlerinizi kutlamaktan vazgeçmeyin. Doğum günü, evlilik yıldönümü, bayram vb gibi özel günleri “şu anda zamanı değil” düşüncesi ile ertelemek yerine yeni koşullara uygun şekilde kutlamaya devam edin.

4.     Diğer yandan araştırmalar aile yemeklerinin depresyon riskini azalttığını gösteriyor. Şu anda evde olmanın olumlu bir yönü olarak düzenli aile yemekleri ve sohbetleri ile aile bireyleri arasındaki ilişkileri güçlendirebilirsiniz. Bu da kaygınızı azaltarak duygusal yeme davranışından uzaklaşmanıza yardımcı olur.

5.     Yine araştırmalar sebze ve meyveler açısından zengin, sağlıklı beslenme davranışlarının depresyon riskini azaltmakta faydalı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle evde kaldığımız şu günlerde çokça hamur işleri ve bol kalorili yemekler yerine sağlıklı beslenme davranışları çok daha faydalı olacaktır.

6.     Sevdiklerinizle daha sık iletişim kurmaya çalışın. Sosyal varlıklar olarak bu tür stres durumları ile baş etmek için insan ilişkileri çok önemli. Sevdiklerimizle temas halinde olmaya ihtiyacımız var. Sevdiklerinizle yan yana gelemeseniz de gündem dışı konuşmalarla çokça telefon görüşmeleri ya da görüntülü görüşmeler yapabilirsiniz.

7.     Sosyal medya, haberler, whatsapp grupları gibi pek çok yerden maruz kaldığınız haberlere sınır koymaya ve böyle haberleri paylaşmamaya çalışın. Bu tür kriz durumlarında doğru bilginin bizi rahatlattığı doğru, ancak sürekli değişen ve maruz kaldığımız üstelik doğruluğundan emin olmadığımız pek çok bilgi kaygımızı artıracağı için, gündemi takip etmek konusunda kendimize sınır koyabiliriz

8.     Kendinizi sakinleştirmek için yoga, meditasyon, dua etmek, nefes egzersizleri gibi pek çok yöntemden size en uygun olanı belirleyip, günlük rutininize ekleyebilirsiniz.

9.   Gün içinde kendinize “kaygı zamanları” belirleyebilirsiniz. Bu yarım saatlik süre içerisinde, sizi endişelendiren şeyleri düşünmek ve duygularınızın farkına varabilir, ağlayabilir, yazı yazabilir ya da bir arkadaşınızı arayabilirsiniz.

10. Duygusal yemek yeme davranışı ile baş etmek için diğer bir yol (Psikolog Katherine Kimber)

Kötü hissettiğinizde arayacağınız 5 arkadaş belirlemek

Kendinizi rahatlatmak için 5 yol bulmak

Sakinleşebileceğiniz 5 mekan belirlemek

Kendinize diyebileceğin 5 şey düşünmek (bunlar geçecek, üstesinden gelebilirsin vb)

Yemek yemekten uzaklaştırabilecek 5 aktivite belirlemek (puzzle yapmak vb)

Sonuç olarak şu zor günlerde kendimizi rahat ve iyi hissetmek için yiyecekler çözüm gibi görünebilir. Ancak unutmayın bu tür kri̇z durumlarında çi̇kolataya yönelmek yeri̇ne sevdi̇kleri̇ni̇zle konuşmak çok daha i̇yi̇ gelecekti̇r. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir