Still Face Experiment (Donuk Yüz Deneyi)

“Still Face Experiment” (Türkçeye “Donuk Yüz Deneyi” olarak çevrilebilir sanırım) 1975 yılında ünlü psikolog Edward Tronick tarafından gerçekleştirilmiş. Aşağıda videodan da izleyeceğiniz üzere, deney aslında oldukça basit.

Deneyin ilk bölümünde anne bebekle yoğun bir iletişim kuruyor. Anne gülümsüyor, tatlı sözler söylüyor, bebek de bunlara aynı şekilde karşılık veriyor. İkinci bölümde ise anne bebeğe ifadesiz / donuk bir yüzle bakıyor. Bebek önce biraz şaşırıyor, daha sonra da annesinin dikkatini çekmeye çalışıyor. Başaramayınca da stres tepkileri verip ağlamaya başlıyor.

Bu deney, son dönemlerde daha da ön plana çıkan anne ve çocuk arasında gerçekleşen “bağlanma” kavramının ne kadar önemli olduğunu somut olarak gösteren harika bir çalışma aslında.

Bu deney çocuk ve bakım veren kişi arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu, çocuk kişiliğinin oluşumunda bu ilişkinin olmazsa olmaz olduğunu ispatlıyor. Özellikle kurumlarda kalan, bakıcılar tarafından büyütülen veya ebeveynin yeterli ilgiyi göstermediği çocukların ne kadar büyük bir risk altında olduğunu ürkütücü bir biçimde bize hatırlatıyor.

Çocuğunuzu büyütürken onu çok iyi beslemeniz, altını düzenli olarak değiştirmeniz, fiziksel ihtiyaçlarını hemen gidermeniz önemli olmakla beraber, bunları yaparken duygusal bir bağ kurmanız aslında daha da önemli.

Ne yapacağız?

Çocuğunuzun duyguları konusunda farkındalığınızı yükseltin; Çocuğunuzun ne zaman ne hissettiğini anlamaya çalışın. Çocuklar anlaşıldığını hissettiğinde sorunlarla daha iyi baş edebilirler.

Çocuğunuzla duygusal bir bağ kurun; Onunla fiziksel teması, sarılmayı, gülümsemeyi, şakalaşmayı bol bol yapın. Bu sevgi ve güven ilişkisi birçok olumsuz yaşam olayına karşı koruyucu etki yapabilmektedir.

Çocuğunuza duygularını ifade etmeyi öğretin; Duygu ifadelerini kullanın, çocuğunuzun duygularını da ona karşı ifade edin. (Örn. -Oyuncağını kaybettiğin için çok üzgünsün. -Baban seni parka götürmediği için kızgınsın). Duygularını ifade eden çocuklar sorunlarını da daha iyi ifade edip, çözüm konusunda gecikmeden destek alabilmektedirler.

Salih Deniz

2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi, Klinik Sinirbilimler Anabilim Dalında tamamlamıştır. Özel ve kamu kurumları olmak üzere, çeşitli eğitim kurumları, üniversite ve hastanelerde görevler almıştır. Halen Bursa’da, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında klinik çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir