Harpy Sendromu ve İçimizdeki Kemirgenler

Yeniden selamlar. Karantina sürecinde kendimle kalmak kalan küçük  “Harpiler”imden kurtulmama yardımcı oldu. Ki artık aklıma bir fikir geldiği an “yeterince iyi bir fikir ya da yazı konusu değil” gibi sesler duymuyorum. Sadece içimden geleni dilimin döndüğünce yazmaya ve paylaşmaya çalışıyorum. Peki nedir bu “Harpy” meselesi ya da “Harpy Sendromu”.  Bu Psikanalist Clarissa Pinkola Estes’in  Yunan mitolojisinden yola çıkarak tanımladığı bir kavram. Bu nedenle kavramı anlatabilmek için çok kısaca mitolojideki Harpy kuşlarından bahsederek başlamak istiyorum yazmaya. Umarım ışık olur yolunuza. Keyifli okumalar.

Harpia, Harpiyalar ya da Harpyler Yuna ve Roma mitolojisinde bir kadın başına sahip kuşlardır. Harpiler tanrılar tarafından çocuklar ve ruhları kapıp kaçmakla görevlendirilmiş yaratıklardır. Başlangıçta Harpiyalar, güzel yüzlü kadınlar olarak tanımlanırken, zamanla soluk yüzlü, pis kokulu canavarlara dönüştürülmüştür. Harpiyaların dokundukları her şeye iğrenç bir koku bıraktığına inanılır. 

Harpies rol oynadığı en ünlü öykü Kral ait olduğunu Phineus’un ait Trakya hediye verildi, kehanet Zeus tarafından. Harpies hep tatmin edemeden ellerini dışarı yiyecek çalmak için geldi çünkü Phineus tanrının gizli planını ele verdi o Kızgın Zeus onu kör ve o asla yiyemem gıda büfe ile bir adada onu koyarak onu cezalandırdı onun açlık. Daha sonra yazarlar yiyecek kendilerini yiyip ya ya yenilmesi bu elverişsiz hale gelmeleri amacıyla onlar, bunun üzerine bazı kokuşmuş maddeyi bırakarak şekli kirlenmiş olduğunu ekleyin.

Harpiyalar ayrıca Zeus tarafından kör edilerek bir adaya hapsedilen Trakya Kralı Phineasé’ın yemeğini elinden almak için görevlendirilmişler. Phinease ne zaman yemek yemeye çalışsa Harpyler yemeğini çaldılar ve geri kalanın üstüne pislik bıraktılar. 

Psikanalist Clarissa Pinkola Estes “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabında Harpylerle ilgili bu hikayeden yola çıkarak “Harpy Sendromu” ndan bahseder. Peki nedir bu Harpy Sendromu:

“Harpy Sendromu; yetenek ve çabaları küçümseyerek ya da son derece  yerici bir içsel diyalog kullanarak tahrip etmektir. Bir kadın bir fikir ortaya atar ve Harpy onun üstüne sıçar.

Kadın ‘’ Şey, şunu şunu yapmayı  düşündüm der. ‘’

Harpy ‘’ Bu aptalca bir fikir, kimse bunlarla ilgilenmez, gülünç denecek kadar basit. Pekâlâ, sözlerimi bir kenara yaz, fikirlerin çok budalaca, insanlar sana gülerler aslında söyleyecek bir şey yok. ‘’ der. İşte Harpy konuşması budur.”

Sizin hayatınızda da Harpy kuşlarınız var mı? Ya da hala emin değilseniz şu diyaloglar bir bakın tanıdık geliyor mu?

Kadın:“Gerçekten çocukluk hayalim olan resim yapmakla ilgilenmek istiyorum”. 

Harpy “Resim yapabilmek için senin kaç fırın ekmek yemen lazım biliyor musun?  Bu kadar beceri ile bu iş olmaz, aklını başına topla bununla hayatını sürdüremezsin, hem şu kişilere bak onlardan ne kadar geridesin” Ya da 

Kadın: “Artık bambaşka bir başlangıç yapma zamanı, çok emek verdim, çok şeyden vazgeçtim”  Harpy: “Bunu herkes yapıyor, senin herkesten farklı yaptığın ne varki, görende çok şey yaptı sanacak, azıcık övgü aldım diye hemen kendini birşey sandın, gerçekçi ol” vb.  

*Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, kadınların niteliklerini ortaya koymalarında ya da yaratım süreçlerinde ne yazık ki tek engel dış faktörler, ya da diğer insanlar değil. Asıl tehlike içimizdeki Harpyler kadar yakın. Kadınlar olarak niteliklerimizi küçümsemek, kendimizi birlileri için (ailemiz, eşimiz, çocuklarımız vb)  feda etmek, birileri için kendi isteklerimizden vazgeçmek ya da hayallerimizi ötelemek ve bu yönümüzle “gerçek ve toplum tarafından onaylanan kadınlar” olarak yetiştirilirken ne çok ‘Harpyler’ büyüttük içimizde. Oysaki kedimizden vazgeçmeden ya da kendimizi ötelemeden de anne , eş ya da hayallerini gerçekleştiren kadınlar olabiliriz. Bizim nasıl kadınlar olacağımıza , ya da nasıl varolacağımıza ilişkin bir onaya ihtiyacımız var mı? Toplum tarafından kabul görmediğimizde daha az mı kadın oluyoruz. 

Harpilere daha fazla fırsat vermeden bugün gelin içinizdeki ‘HARPİLER’ i yakalayın. Ve artık ‘Hazır değilsin, zamana ihtiyacın var, rezil olursun…’ gibi safsatalarla  yeteneklerinizin, becerilerinizin ya da çabalarınızın üstünü kirletmelerine, ruhunuzu çalmalarına izin vermeyin. 

Çünkü Clarissa’nın dediği gibi; 

“Bütün ”hazır olmamalar”, bütün ”zamana ihtiyacım varlar” anlaşılabilir, ama sadece bir süre için. Gerçek şu ki, asla bir ”tamamen hazır olma” söz konusu değildir, asla bir gerçekten ”doğru zaman” yoktur.”

İçindeki vahşi ve yaratıcı kadını yeniden hissetmeye çalışan tüm kadınlara bir parça ışık olabilmek dileğiyle. 

Bir önceki yazım aşağıda;

1 thought on “Harpy Sendromu ve İçimizdeki Kemirgenler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir