Duyguları Tanıma ve İfade Edebilmenin Değeri

duyguları ifade etmeÇocuklarla çalışırken ilk işim duyguları ne kadar tanıdıklarını ve ifade ettiklerini  kontrol etmek oluyor. Terapi sürecinin en önemli parçası duyguların farkına varmak ve bunları ifade edebilmek denebilir. İlginçtir çoğu yetişkin bile duygularını ifade etmekte sorun yaşamakta, hatta duygu, düşünce ve davranışı birbirine karıştırabilmekte.

Duyguları tanımak ve ifade etmek ne işe yarar?

Terapötik etkisi vardır:

Duygularımızı karşımızdakine anlatabilmek bizi rahatlatır. Çocuk ve ergenler, duygularının anlaşıldığını hissettiklerinde daha ilk seans sonrasında bile olumlu değişiklikler göstermektedir. Karşımızdaki insanın bizi sadece dinlemesi bile kendimizi iyi hissetmemize neden olur. Ne yazık ki kültürümüzde (iyi niyetli olsa da) hemen karşımızdaki insanın derdine çare olma veya bu sorunu unutturmak için “geçiştirme” eğilimi vardır. Bu yaklaşım karşı tarafta gerginlik yaratır. Düşünün yakın bir arkadaşınıza / eşinize sizi üzen önemli bir sorununuzu anlatıyorsunuz, O da size “ya boş ver takma kafana” diyor. Ne kadar sinir bozucu değil mi?

duygu ifadeleriİletişimi kolaylaştırır:

Yine kültürümüzün en önemli sorunlarından biri susarak anlaşılmayı beklemektir. Oysa ki susarak ve küserek anlaşılmak mümkün değildir. Karşı tarafın daha da bizden uzaklaşmasına yol açar. Olumsuz bile olsa duygularımızı karşımızdakine ifade etmemiz sorunların çözülebilmesi için ilk adımı oluşturur.

Yardım istemeyi ve problem çözmeyi sağlar:

Çocuklar duygularını ifade edebildiklerinde gelip sizle paylaşırlar. Dolayısıyla çocuğunuzun hayatında işler yolunda gitmediğinde bunun farkında olmanıza katkısı olur.

Bir çocuk danışanım bana geldiğinde, neredeyse bir yıl boyunca okulda yoğun bir akran zorbalığına maruz kalmış ama bunu çevresinde kimseyle paylaşmamıştı. Bir düşünün, çocuğunuz koskoca bir yıl boyunca okulda çok kötü zamanlar yaşıyor ve gelip size “ben okulda çok mutsuzum” diyemiyor.

Duyguları tanımak ve ifade edebilmenin en önemli katkıları bunlar, bir sonraki yazıda çocuğunuza bunu nasıl öğretebileceğimizden bahsedeceğim.

Salih Deniz

2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi, Klinik Sinirbilimler Anabilim Dalında tamamlamıştır. Ayrıca İstanbul Üniversitesi, Çocuk Gelişimi bölümünde ikinci lisans eğitimine devam etmektedir. Özel ve kamu kurumları olmak üzere, çeşitli eğitim kurumları, üniversite ve hastanelerde görevler almış, halen Bursa’da, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında klinik çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir