Çocuk Tecavüzleri ve İdam Cezası

Son bir yıldır sosyal medyada önüme yoğun biçimde, çocuk istismarına idam cezası gelmesi ile ilgili kampanyalara imza istekleri geliyor. Bunları imzalamıyorum. Nedenleri konusunda düşüncelerimi birkaç madde ile yazmak istedim.

1. Öncelikle çocuk istismarcılarına ceza verebilmek için onları kanun önünde suçlu bulmak lazım. Ancak; Çocuğun “rızasının” olması, istismarcının “iyi hali”, ailelerin “adımız kötüye çıkacak” şeklinde düşünmeleri, bildirim yapma sorumluluğu bulunan ilgili personelin “başım ağrıyacak” endişesiyle suçu örtbas etmesi gibi durumlarla zaten bu istismarcılar ceza almamakta, çoğu zaman hakim karşısına bile çıkmamaktadır. Yani idam cezası gelse bile idam edecek tecavüzcüyü biraz zor bulacaksınız.

2. İdam cezası geri geldiğinde emin olun sadece tecavüzcüler için gelmeyecek. Sisteme muhalif olan düşünce suçlusu birçok insana da idam yolu açılmış olacak. Bunu ilk madde ile bağlarsak; idam cezası geldiğinde büyük olasılıkla tecavüzcüler, katiller değil düşünce suçluları idam edilecektir.

3. İdam cezası gelişmiş tüm ülkelerde yasaklanmıştır. Bunun sebepleri çokça olsa da bence en önemlisi bu cezanın insani olmamasıdır. Bunu söylediğimde çevremdekiler, bu suçluların insani değerlerden uzak olduğunu ve ölümü hak ettiklerini söylese de medeni bir ülke “gibi” cezalarımızın da medeni olması gerekmektedir. Ayrıca idam cezası yeniden gelirse birçok ülke yurt dışına kaçan suçluları ülkemize iade etmeyecektir.

4. İdam cezası caydırıcı değildir. Şu açıdan bakarsak müebbet hapis de oldukça korkunç bir ceza olmasına rağmen hala bu suçları işleyip müebbet hapis cezaları almaya devam eden insanlar bulunmaktadır. Amaç, suçlunun bu suçu tekrarlama olasılığının azaltılması ise, zaten müebbet hapis cezası bunu sağlamaktadır. Hatta bazı insanlar için idam cezası ömür boyu hapis yatmaktan daha tercih edilebilir. Caydırıcı olayım derken idam, müebbet hapis cezasına cazip bir alternatif haline bile dönüşebilir.

5. İdam cezası önemli sorunlarından birisi de geri alınamaz olmasıdır. Yani yanlışlıkla asılan birini hayata geri döndüremiyoruz. Adalet sisteminde, hakimler, savcılar, tanıklar, mağdurlar her zaman yanılma ihtimali olan unsurlardır.

Sonuç olarak çocuk tecavüzcülerine idam cezası gelmesi, bu suçu azaltmayacağı gibi beraberinde başka olumsuz sonuçlar getirecektir.

Peki çözüm nedir?

Çözüm belki ayrı bir yazının konusu olabilir ama ilk aklıma gelen uzun vadeli ve önleyici tedbirler olarak; kadın-erkek eşitliğinin sağlanması, her yaşta, ilgili yaşa uygun cinsel eğitimin milli eğitim müfredatına yerleştirilmesi ve geniş bir başlık olarak da, sosyal adaletin sağlanması olarak özetleyebilirim.

Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim…

Rakel Dink

Salih Deniz

2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi, Klinik Sinirbilimler Anabilim Dalında tamamlamıştır. Ayrıca İstanbul Üniversitesi, Çocuk Gelişimi bölümünde ikinci lisans eğitimine devam etmektedir. Özel ve kamu kurumları olmak üzere, çeşitli eğitim kurumları, üniversite ve hastanelerde görevler almış, halen Bursa’da, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında klinik çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir